Penaltı Kurtarmanın Fiziği

Mart 3, 2008 yazan: youngconqueror32

Liverpool John Moores Üniversitesi’nden Mark Williams’ın yaptığı bir araştırmaya göre, penaltıyı atan oyuncunun topa dokunmadan önceki son anda kalçalarının durumu, topu atacağı yönü ele veriyor. Gerekli bilgiyle donanmış kaleci de önceden o yöne atlayarak kendisini bir anda ulusal kahraman yapabilecek kurtarışı gerçekleştirebiliyor.

Mark Williams’a göre, “sağ ayağıyla şut atan bir oyuncunun kalçaları, vuruşun hemen öncesinde doğrudan kaleciye dönükse, şut kalecinin sağ tarafına gidecek demektir.” Eğer kalçalar “açıksa” yani kaleciye tam dönük değil de biraz açılı konumdaysa, şut kalecinin soluna gidiyor. Williams bu sonuca, penaltı atışlarının video kliplerini inceleyerek varmış. Araştırmacı, ayrıca penaltı atanın koşu açısı, vuruş yapmayan ayağının yönü, ve gövdesinin eğimi gibi farklı “yön işaretleri” bulunduğunu da kaydediyor. Kanada’da yapılan bir araştırmaysa, en belirgin işaretin, vuruş yapmayan ayağın yönü olduğunu ortaya koymuş. 1982 ve 1994 yılları arasındaki 138 Dünya Kupası maçını izleyen British Columbia Üniversitesi araştırmacıları, atışların yüzde 80’inde, vuruş yapmayan ayağın şutun gideceği yöne dönük olduğunu saptamışlar.

Kaynak: www.bilimteknik.com

Zekayı Geliştirmek İçin Yapılabilecekler

Mart 3, 2008 yazan: youngconqueror32

Gardner’a göre, ” …tüm çocuklar bu zeka türlerine çeşitli düzeylerde sahip olarak doğarlar, bu zeka türlerinden bazılarına daha çok eğilimleri olabilir herkes bu zeka türlerinde sahip oldukları potansiyellerini geliştirebilir. ( Gardner, N. ve Walters, J. M.,1985 )
Her insan sahip olduğu zeka türlerini çeşitli yöntemlerle geliştirebilir.

1. Bedensel – Devin duyusal Zekayı geliştirmek için…Düşünen Adam

* Dramatik bir oyunda görev alın, bir fikir, düşünce veya duyguyla ilgili bir rol yapın.

* Güncel olayları ya da modern buluşları inceleyerek mimiklerle anlatın. (Sessiz film oynamak gibi…)

* Fiziksel etkinlik ve fazla hareket gerektiren, yarışma olmayan bir oyun oynayın. Örneğin, düşündüklerini el-kol hareketleriyle ifade eden bir gurup içindeki insanların isimlerini öğrenin.

* Halk dansı, koşma, yüzme ve yürüme gibi fiziksel aktivitelere katılın.

* Ruh halinizi değiştirmek ya da karşılaştırmak için farklı yollardan yürümeyi deneyin.

* Vücudunuzun bildiklerini ve fonksiyonlarının neler olduğunu daha da iyi anlamak için her gün yaptığınız ve fiziksel güç gerektiren; kar küreme, çim biçme, bulaşık yıkama, aracınızı park etme gibi işlerde dikkatlice kendinizi gözleyin.

2. Sözel – Dilsel Zekayı geliştirmek için…

* Hoşlandığınız bir hikayeyi okuyun ve hikayenin sonunu kendiniz getirin.

* Başkalarının fikirlerini dinleyin ve onlarla bir tartışmaya girin.

* Her gün, yeni ve ilginç bir kelimenin anlamını öğrenin ve onu kullanmaya çalışın.

* Sizi en çok ilgilendiren ve heyecanlandıran bir konuda, bir söylev verin.

* Bir dergiye abone olun ya da günlük olaylarla ilgili izlenimlerinizi bir günlüğe yazın.

3. Görsel/Uzamsal Zekayı geliştirmek için…

* Fikir veya düşüncelerinizi ifade etmek için “estetik araçlar”la (Boya, kil, renkli ve keçeli kalemler gibi…) çalışın. Örneğin, 21. yüzyılın neye benzeyeceği hakkındaki düşüncelerinizi bu araçlarla anlatın.

* Bilerek düş kurun. Örneğin; hayaliniz ideal bir tatil yeri ve oranın olabildiğince görsel detaylarıyla ilgili olmalıdır.

* Hayal gücünüzü artıracak çalışmalar yapın. Kendinizi tarihin farklı bir döneminde hayal edin ya da kahramanınızla hayali bir sohbet yapın.

* Fikir veya düşüncelerinizi başkalarına anlatmak için resim, maket, grafik ya da bir poster yapımı gibi çeşitli tasarım becerilerini kullanın.

4. Matematiksel/Mantıksal Zekayı geliştirmek için…

* Hobinizin 4 ana noktasını belirleyin ve bu ana noktaların her biri altında 4 a!t başlık ve bu alt başlıkların her birinin altında da 4 alt nokta daha oluşturun.
* İki nesneyi kıyaslama ve karşılaştırma yoluyla çözümsel düşünme egzersizleri yapın. Örneğin, bir daktilo ve bilgisayarın kendine özgü 4 özelliğini ve sonra da bu iki nesnenin ortak 4 özelliğini bulun.
* Genelde saçma olduğu düşünülen bazı konularda; gerekçeleri ile ikna edici bir açıklama yapın. Örneğin; futbolu basketbol topuyla oymamanın yararları, vb.
* “Bilimsel yöntem” kullanımı gerektiren bir projede yer alın. Eğer bir aşçı değilseniz yemek yapmaya, tarifin en başından başlayın.

5. Müziksel Ritmik Zekayı geliştirmek için…

* Ruh halinizi düzeltecek farklı türde müzikler dinleyin; örneğin, stresli bir durumda ya da sınav gibi korku yaratan durumlar öncesinde gevşemek için, enstrümantal müzik çalın.
* Duygularınızı anlatmak için duşta bile şarkı söyleyin. Güncel bir melodi kullanın ve ailenizle ilgili basit bir şarkı besteleyin.
* Mırıldanarak, kafanızın içinde değişik titreşimler oluşturun; örneğin, her seferinde ünlü harflerden birini değişik yükseklikte ve kalınlıkta kullanın.
* Doğadan farklı sesler içeren kasetler çalın. (Deniz dalgaları, bir şelale, rüzgar, kar fırtınası ve hayvan sesleri gibi…)
* Kendinize doğanın örüntüsünden ve ritminden ne öğrenebileceğinizi sorun.

6. Kişilerarası Zekayı geliştirmek için…

* Başarıyla tamamlanması gereken bir proje için farklı görevdeki güvenilir insanlarla bir araya gelin (takım aktivitesi ya da komite çalışması gibi…)Bir başkasını derinden ve olduğu gibi dinleme çalışması yapın.
* Konuşan birini dinlerken genellikle “aklı kurcalayan” düşüncelere engel olun ve sadece bir noktaya, “onların ne dediğine dikkat edin.
* Bir kimsenin mimiklerinden, sözsüz ipuçlarından onun ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışın ve daha sonra tahmininizin doğruluğunu kontrol edin.
* Herhangi biriyle konuşmadan iletişim kurmak için farklı yollar bulun. Örneğin; yüz ifadeleriyle, vücut şekilleriyle, jestlerle ve seslerle.

7. İçsel Zekayı geliştirmek için…

* Rutin bir aktivite sırasında yoğun dikkat göstermeye çalışın. Bu, olup biten her şeyin farkında olmaktır. Örneğin; düşünceler, duygular, hareket değişiklikleri ve ruhsal durumlar.
* Eğer tarafsız olabiliyorsanız, dışarıdan bir gözlemci gibi duygu, düşünce ruh halinizi izlemeye çalışın.
* Belirsiz durumları, bilinen örneklere uydurmaya çalışın. Örneğin, ‘”kızgınlık durumu”, “şakacılık durumu”, “korku durumu”‘ gibi…
* Problem çözme stratejileri ve çözümsel düşünme süreci gibi durumlardaki çeşitli düşünme stratejilerinde taraflısı olun.
* “Ben kimim?” sorusuna 25 kelimelik ya da daha kısa bir cevap yazın.
* Sizi tatmin edene kadar üzerinde çalışmaya devam edin. Bir hafta süreyle her gün yeniden gözden geçirin ve gerekli olduğunu düşündüğünüz düzeltmeleri yapın.

Türkiye’nin 10 Harikası

Mart 3, 2008 yazan: youngconqueror32

Kapadokya: Başka bir gezegen gibi…
Kapadokya
Persçe’de Güzel Atlar Ülkesi demek olan Kapadokya, Joost Lagendijk için bu dünyaya ait değil. Adeta fantastik bir heykeltıraşın elinden çıkmış bir hayal dünyası. Arhan Kayar ise hem tarih hem de coğrafi bakımdan enteresan buluyor. Ara Güler, “Kapadokya öyle bir yer ki kendini dünyadan başka bir yerde hissediyorsun. Aydaymışsın ya da günün geç saatlerinde ruhlar dolaşıyor gibi etrafında. Kendinizi orada yalnız hissetmezsiniz. Sanki o ruhlar, peribacalarının içindeki kiliselere çağırır. Gizemli bir gezegendir” diyor. Volkanik faaliyetler ve erozyon sonucunda oluşan peribacaları, ilk Hıristiyanların sığınağı oldu. İşlenmesi çok kolay olan kayaların içine kazılan mağara kiliselerde birbirinden güzel fresklere rastlıyorsunuz.

Ayasofya: Kubbesi 900 yıl taklit edilemedi…
Ayasofya Cami
Dünyanın 8. harikası olduğu söylenen, 532′de inşa edilen Bizans İmparatorluğu’nun İstanbul’daki şaheseri, günümüze gelen ender eserlerden. Dış görünüşünün aksine içi, saray gibi görkemli ve göz alıcı. Bizans döneminde çok büyük onarımlar gören, iki kez yeniden yapılan Ayasofya’yı, 16. yüzyılda Mimar Sinan ile 19. yüzyılda Fossati Kardeşler restore etti.

916 yıl başkilise, 477 yıl cami olan Ayasofya, Atatürk’ün emriyle müze yapıldı. 1930-1935 arasında ortaya çıkarılıp temizlenen mozaikler de Bizans ve Osmanlı döneminin izlerini taşıyan muhteşem mimarisiyle en çok ziyaret edilen müzelerimizin başında geliyor.

Hasankeyf: Bilim ve kültür merkezi…
Hasankeyf
Bir zamanlar bölgenin bilim ve kültür merkezi olan Batman-Hasankeyf, sahip olduğu zengin tarihsel yapılar nedeniyle 1981 yılında sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştı. 2006 yazında temeli atılan Ilısu Barajı sularının altında kalma tehlikesi altında. Sadece tarihi kale ve 7 bin mağara sular altında kalmayacak.

Yerleşim bölgesi ve Hasankeyf’in simgesi haline gelen Dicle Nehri üzerindeki 12. yüzyıldan kalma Ortaçağ’ın en büyük taş köprüsünün, Raman Dağı eteğine taşınması planlanıyor. Bugün bile bazıları mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağara, insanların çok eski çağlarda yerleştiklerini gösteriyor.

Nemrut Dağı: En muhteşem gün doğumu…

Nemrut Dağı

Adıyaman’ın Kahta ilçe sınırları içindeki Nemrut Dağı, dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gün doğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer. UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası olarak ilan ettiği Nemrut Dağı, Kommagene Uygarlığı eserleriyle Türkiye’nin en önemli milli parklarından. Dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü, Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor. Helenistik dünyadan günümüze ulaşan en önemli ve zengin anıtlardan.

Divriği Ulu Cami: Mukaddes Emanetler gibi saklanmalı…

Ulu Cami
UNESCO’nun 1985′te Dünya Mimari Mirası’na dahil ettiği Sivas-Divriği Ulu Cami, 1228′de Mengücekoğulları hükümdarı Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından yaptırıldı. Başmimarı Ahlatlı Hürremşah. Bitişiğindeki Darüşşifa (hastane) ise Ahmet Şah’ın eşi ve Behram Şah’ın kızı Melike Turan Melek tarafından yaptırıldı. Hastanede ruh hastalıkları müzik ve su sesiyle tedavi edilirdi. 16 sütunlu cami, 23 tonoz ve iki kubbe ile örtülü.

Mihrabın biçim ve bezemelerinin Anadolu’da başka örneği yok. Türkiye’nin restorasyon duayeni Doğan Kuban, Ulu Cami’ye 40 yılını vermiş. “Eşi yok. Heykel gözüyle bakmak lazım. Müzeye kaldırılması gerekiyor ama sığmaz. Topkapı Sarayı’ndaki Mukaddes Emanetler gibi saklanmalı.”

Pokut Yaylası: Doğu Karadeniz yaylalarının en güzeli…
Pokut Yaylası

Jüri üyemiz Nergis Yazgan’ın önerilerinin başında Pokut Yaylası vardı. Yazgan için Pokut, Doğu Karadeniz yaylalarının en güzeli ve bozulmamışlarından. “Bitki örtüsü çok çeşitli. Yürüme yolu da var.

Tipik yayla hayatını barındırıyor. Yayla evleri ananevi haliyle kalmış ve Çamlıhemşinliler hálá kullanıyor. Asfalt yol yapılmamalı. Çünkü Ayder, bu yüzden betonlaştı, bozuldu” diyor. Pokut sırtının güney yamacına kurulmuş yayla evleri, zaman zaman Meğo ve Ayder Vadisi’ne biriken yer dumanı sayesinde bulutların üzerine dizilmiş inci tanelerini andırıyor.

Ağırnas Mimar Sinan Evi: Doğduğu evden ilham aldı…

Ağırnas Mimar Sinan Evi:

Mimar Sinan, 1489′da Kayseri’nin Melikgazi İlçesi’ne bağlı Ağırnas Beldesi’nde doğdu. Doğduğu ev, Ağırnas Belediyesi ile ÇEKÜL Vakfı’nın işbirliğiyle restore edildi, 9 Nisan 2007′de ziyarete açıldı. İki katlı evin altında yedi kat aşağıya inen yeraltı şehri bulunuyor. Evin orta katı 1939, üst katıysa 1951′de tamamlanmış, bu görünenin altındaysa Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerinin izleri birbirini izlemekte.

Faruk Göksu “Ermeni klasik mimari eseri olan Ağırnas yerleşiminde müthiş taş kemerler var. Sinan’ın bu kemer ve taş iş işçiliğinin içinde büyümesinin, mimarlığında çok etkili olduğu söylenir. ÇEKÜL Vakfı restore etmeseydi, bu şaheser ortaya çıkmayacaktı” diyor.

Aspendos Antik Tiyatrosu: Akustiği hâlâ bir sır…

Aspendos Antik Tiyatrosu

Aspendos, Antalya-Serik’in 8 kilometre doğusunda, M.Ö. 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulan bir Antik Çağ kenti. Önemli bir ticaret yolu üzerinde olduğu ve Köprüçay Irmağı ile limana bağlandığı için her çağda ele geçirilmek istenen bir kent. Buradaki açık hava tiyatrosu.

Roma İmparatoru Marcus Aurelius zamanında Mimar Zeno tarafından 2. yüzyılda yapılmış. 17 bin kişilik tiyatronun mimari özelliğiyle sağladığı mükemmel akustik hálá bir sır. 13. yüzyılda Selçuklular burayı kervansaray olarak kullanmış ve bir kemerle kuzey tarafını sağlamlaştırmışlar.

Çanakkale ve İstanbul Boğazları: Bir milyon yıl önce de önemliydiler…
Çanakkale Boğazı
Özcan Yüksek, “Boğazlar stratejik ve güzeldir ama dünyada arka arkaya iki boğazın örneği yok” diyor. Asya ile Avrupa kıtası boğazlarda birleşir, iki iç deniz; Karadeniz ve Akdeniz boğazlarla birbirine bağlanır. Tarih boyunca Afrika ve Asya’dan gelenlerin Avrupa’ya geçme yolları olur.

Çanakkale ve İstanbul Boğazları: Bir milyon yıl önce de önemliydiler… İstanbul Boğazı
İstanbul Boğazı’nın uzunluğu 30 kilometre. En geniş bölümü Anadolu Feneri ile Rumeli Feneri arasında (3600 metre); en dar yeri Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarı arasında (760 metre.) En derin yeri Bebek’le Kandilli arasında (120 metre.) Birinci Dünya Savaşı’nda büyük bir savaşın mekanı olarak da tarihe geçen Çanakkale Boğazı’nın ise en derin noktası 167 metre.

Süleymaniye Cami: Mimar Sinan’ın yedi yılda yaptığı şaheser…
Süleymaniye Cami
İstanbul’un en görkemli camiini Mimar Sinan’a Kanuni Süleyman ısmarladı. 1550-1557 arasında tamamlandı. Avluyu çevreleyen büyük komplekse okullar, kütüphane, hamam, aşevi, kervansaray, hastane ve dükkánlar yaptı. Süleymaniye’nin dış güzelliğini en iyi biçimde görmek için uzaktan, Haliç’in Galata kesiminden bakmak gerekiyor. Dört minaresi olan caminin esas mekánını büyük bir kubbe örtüyor. İçerideki en göz alıcı yer, mihrap duvarındaki renkli motiflerle süslü vitraylar. Arka avlusunda Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın türbeleri bulunuyor. Bir uçtaki mütevazı mezar ise Mimar Sinan’a ait.

Kaynak: Hürriyet

Roberto Carlos’un Sıfırdan Muhteşem Golü

Mart 2, 2008 yazan: youngconqueror32

Real Madrid – Tenerife maçında Carlos’un golü muhteşem…

Site Tanıtımı http://www.templatearchive.org/

Mart 2, 2008 yazan: youngconqueror32

Güzel website templateleri ve arşivi… http://www.templatearchive.org/

Site Tanıtımı – FONT SİTELERİ

Mart 2, 2008 yazan: youngconqueror32

http://www.webpagepublicity.com/free-fonts.html
Birbirinden güzel yazı tipleri (font) bu sitede…

http://www.dafont.com/
Geniş bir arşive sahip font sitesi…

Site Tanıtımı http://www.coolarchive.com/

Mart 2, 2008 yazan: youngconqueror32

İçeriğinde “Clip Art . Fonts . Icons . Animations . Textures . Bullets . Bars . Logo Generator . Button Maker ,Special Offers . Games . Arrows . Sounds . Applications ” bulunmakta… http://www.coolarchive.com/

Site Tanıtımı http://www.turkcebilgi.com/

Mart 2, 2008 yazan: youngconqueror32


İçeriğinde; ansiklopedi, sözlük, video, müzik, resim, harita,soru, makale, kitap, ne, kim, web, online kurs, fotoğraf, ödev-tez, biyografiler, imla klavuzu, mizah sinema, edebiyat, oyunlar, indir, dökümanlar, dizi filmler, haber, soru bankası, dizin gibi bölümler olan aşırı yararlı bir site. Tavsie ederim… http://www.turkcebilgi.com/

Yamyamlar (Fıkra)

Mart 1, 2008 yazan: youngconqueror32

Bir bankada 5 tane yamyam, programcı olarak görevlendirilirler. Müdürleri onlara hitaben:
- “Şimdi burada çalışabilirsiniz. Burada iyi para kazanabilirsiniz. Ama
yemek yemek için bankanın kafeteryasına gideceksiniz ve diğer çalışanları
rahat bırakacaksınız” der. Yamyamlar hiç bir çalışanı rahatsız etmeyeceklerine söz verirler. 4 hafta sonra müdürleri gelir:
- “Çok iyi çalışıyorsunuz. Yalnız katınızdaki temizlikçi kiz kayip.
Ona ne olduğunu biliyor musunuz?” diye sorar. Yamyamların hepsi hayır derler ve bu isle hiçbir ilgilerinin olmadığını söylerler. Müdür gidince yamyamların şefi yamyamlara döner:
- “Aranızdan hangi maymun temizlikçi kızı yedi?” diye sorar. En arkadaki yamyam alçak bir sesle cevap verir:
- “Ben yedim” Bunun üzerine şef söyle cevap verir.
- “Ulan aptal! Biz 4 haftadır grup müdürleri, bölüm müdürleri, proje yöneticilerini yiyip duruyoruz ki kimse farkına varmasın diye, nasıl olsa
onların bir işe yaradıkları yok senin durup dururken temizlikçi kızı yemen şart mıydı?”

Dolaptaki Aşık, Kocayı Öldürdü

Mart 1, 2008 yazan: youngconqueror32

Nafiz ALBAYRAK / BOSTON, (DHA)

Amerikalı bir koca, karısının dolapta sakladığı sevgilisiyle bir ay farkında olmadan aynı çatı altında yaşadı. Horlamanın ele verdiği âşık, kocayı öldürdü.

POLİSİ bile hayrete düşüren olay ABD’nin Nashville Kenti’nde meydana geldi. Martha Freeman, Meksika asıllı sevgilisi Rafael DeJesus Rocha Perez’i kocası Jeffrey Freeman’a yakalanmadan bir ay boyunca dolapta sakladı. Kocası evden gittikten sonra sevgilisi dolaptan çıkan Martha Freeman’ın foyası, genç aşığın aşırı derecede horlaması ile ortaya çıktı. Evde duyduğu horlama sesi üzerine bütün odaları ve dolapları aramaya başlayan Freeman, karısının aşığını bir dolapta uyurken yakaladı. Eşine `Ben şimdi yürüyüşe çıkıyorum. Dönünce bu adam burada olmayacak’ diyerek evden ayrılan Jeffrey Freeman bir süre sonra eve
döndü. Ancak âşık Perez, kendisini dolapta yakalayan kocayı bekleyip, elindeki silahla tehdit ederek banyoya soktu ve sopa ile döverek öldürdü. Olayın ardından tutuklanan âşık cinayetle suçlandı.